Bugünkü Dünyayı Anlamak: 2008 Küresel Ekonomik Krizinin Nedenleri

Burak Köylüoğlu

Bu yazıyı okumadan önce “Bugünkü Dünya’yı Anlamak” yazı dizisi içindeki, Soğuk Savaşın Hayaletleri, Altın 1990’lar ve Dot Com Balonundan Küresel Ekonomik Krize isimli yazılarımı okumadıysanız bu yazıları sırası ile okumanızı öneririm.

2008 Küresel Ekonomik Krizi basitçe, 1980’lerden uygulanan neo-liberal politikaların temel mottosu olan “laissez faire, laissez passer” kavramı ile risk ve denetim kavramlarının ikinci plana atılması ve ekonomik aç gözlülüğün bileşiminden oluşan barutun, 2001’den sonra uygulanan aşırı gevşek para politikasının oluşturduğu kıvılcım ile patlamasıdır. Her ne kadar küresel kriz ABD mortgage piyasasında başlayarak, finansal sektörü hızla saran bir bulaşıcı hastalık gibi görünse de nedenleri ve krizin mekanizması göründüğünden daha karmaşıktır.

2000’deki “Dot Com” balonunun patlaması ve 11 Eylül terör saldırıları ile gevşetilen para politikasının yan tesiri ile varlık fiyatlarının ABD başta olmak üzere şişmeye başlaması, krize giden yolun ilk fazı olmuştur. Özellikle konut fiyatlarındaki artış, trene binmeye çalışan bireylerin talebini daha da arttırmış, talep arttıkça mortgage kredilerinin hacmi artmış, mortgage kredilerinin kalitesi ise bu süreçte daha da düşmüştür. Diğer bir deyişle gereğinden fazla ve ucuz para, kredi arzını olması gereğinden fazla şişirerek, konut talebini patlatmış, patlayan konut talebi fiziki konut arzı ile dengeyi doğru bir denge fiyatı düzeyinde bulamamış, fiyatlar amansızca artmaya devam etmiştir. 2002-2006 arasında bireyler konut (veya varlık) trenine binmeye çalıştıkça, finansal sektör de kredi verme yarışına girmiştir. Varlıklar el değiştirdikçe, son görülen fiyatlar yeni mortgage kredilerinin de taban değerini belirler hale gelmiş ve oluşan sarmal bir açmaz haline gelmiştir. Aslında bu anlamsızlık basit üç değişkenin üst üste konulması ile fark edilebilir durumda idi: Konut fiyatları (Case-Shiller Price Index), yeni ve ikinci el konut satış hacmi ve mortgage kredi hacmi.

Son derece karmaşık matematiksel modellere sahip finansal sektörün bu tehlikeden habersiz olmaması olanaklı değildir. Ancak açgözlülük ve beceriksizliğin bileşimi ile tehlike göz ardı edilmiştir. ABD Başkanı George W. Bush 2006 başında “Evler çok pahalılaşırsa, insanlar ev almaktan vazgeçer. Ekonomiler kendi döngüsü içinde hareket eder.” diyerek yaklaşan tehlikeyi göz ardı ederken, 2006-2014 döneminde ABD Merkez Bankası Başkanı olarak görev yapacak olan Ben Bernandeke 2005 yılı sonunda son iki yılda ev fiyatlarının %25 artmış olmasını, ekonominin sağlam yapısından kaynaklandığını ifade ediyordu. 1987-2006 arasında FED başkanı görevinde bulunmuş olan ve dönemin “ekonomi sihirbazı” olarak görülen ama 2008’den sonra hızla ününü kaybeden Greenspan ise 2005 ortasında ev fiyatlarındaki artışı “küçük bir köpük” olarak ifade ettikten sonra bu “köpüğü” yerel baloncuklar ile kıyaslıyordu.

ABD’de konut balonu bu ortam ile Ağustos 2006’ya kadar en yüksek hacmine ulaşmıştır. 2006’dan itibaren konut fiyatları düşmeye başlayarak, krize giden ikinci safhayı başlatmıştır. Konut değerleri, mortgage kredilerinin değerinin altına düşerken, finansal kurumların kredi bileşiminin önemli bölümünün riski yüksek (subprime) mortgage kredilerinden oluşmuş olması daha belirgin bir hale gelmiştir. Subprime olarak tanımlanan mortgage kredileri 2001’de 173 Milyar USD iken, 2005 yılı sonunda 665 Milyar USD’a çıkmış olması ev fiyatları yükselirken nedense kimsenin pek gözüne batmamıştır. 2006-2008 arasındaki dönem ise hesabın masaya gelme sürecidir.

2006’dan sonra tüm veriler krizin kaçınılmaz olduğunu gösterirken, krizin önünün alınamamasının en büyük nedeni mortgage kredilerinin yaygın bir şekilde paketlenerek (menkul kıymetleştirilerek) finansal sisteme dağıtılmış olmasıdır. Sermaye piyasası aracı olarak en yaygın kullanılan araç olan CDO (Collateralized debt obligation) ihraçları 2001’de yaklaşık 80 Milyar USD iken, 2006’da 460 Milyar USD’ı bulmuştur. Geliri yetersiz ve/veya ödeme ahlakı yüksek olmayan tüketicilerin kullanış olduğu krediler, şişirilmiş fiyatlar ile değerlenen konut teminatına dayanan varlıklar ile teminatlandırılarak oluşturulan kötü ürünler, derecelendirme kurumları tarafından verilen yüksek ratingler ile güzelce ambalajlanmıştır. Bu ürünlerin para piyasalarından alınan borçlar ve diğer borçlanma enstrümanları ile finanse edilerek taşınmış olması, kanseri tüm Dünya finansal sistemine yaymıştır. Bütün bunların üzerine bu ürünler üzerine yazılmış opsiyonlar ve diğer finansal araçlar da işin tuz biberi olmuştur. İşin ironisi ise yatırımcıların bu ürünlerin ambalajına aldanarak veya aldanmaya hazır olarak çok düşük risk primleri ile bu toksik ürünleri satın alarak bilançolarında taşımalarıdır. Sonuçta bu çöp ürünlere karşı talep 2001-2006 arasında artarken, bu ürünlerin fiyatı da yükselme eğilimindedir. Daha da ironik olan ise paketlenmiş olan türev ürünlerin fiyatı yükselirken, türev ürünlerin dayandığı mortgage ürünlerinin de değeri artıyor, CDO’lara olan talebin yükselmesi, mortgage arzının artışını gerekli kılmaktadır. Diğer bir deyişle çöp kamyonu içindeki toplam çöpün (CDO ve benzerleri ile bunlar üzerine yazılan türev ürünler) fiyatı artarken, daha çok çöp (yani mortgage kredisi) yaratılmasını tetikliyordu. Konut fiyatları 2006’dan itibaren düşmeye başlaması ile, mortgage kredilerindeki ödenememe ve temerrüt oranları artmış, CDO ve benzeri finansal ürünlerin değerleri düşmeye başlamış ve bunları taşıyan kurumların zararı da buna bağlı olarak artmıştır. 2006-2008 döneminde bu bozulma amansız bir şekilde devam etmiştir.

2008 Küresel Ekonomik Krizine giden yolda düşülen bir hata da en büyük finansal kurumların batmayacak kadar büyük olduğu (Too big to fail) tanımıdır. Bu tanım 1984’de (Reaganizm ve neo liberal politikaların yükselişinde) bir ABD’li meclis üyesi Steward McKinney tarafından ilk defa dile getirilmiştir. Bu tez ile finansal ölçeği büyük kurumların ekonominin iyi olduğu dönemde oligopol pozisyonlarının gücünü fazlası ile karlılığa dönüştürme gücüne sahip iken, oluşturdukları sermaye tabanı ile şoklara dayanıklı olduğu varsayılır. En kötü senaryoda da ekonomik sistemin çözülmemesi için devletin bu kurumların zora düşmesine engel olacağı düşünülür. ABD’de devlet destekli büyük mortgage kurumları olan Fannie Mae ve Freddie Mac’in 2000’li yıllarda fütursuzca kötü mortgage kredileri üretmesinin (2008 yılında bilanço büyüklükleri 5 trilyon USD’a yaklaşmıştı.) altında “ne risk alırsak alalım, batmamıza izin verilemez.” düşüncesi yatmaktadır.

Keza, ABD’de mevduat bankalarına uygulanan denetime göre çok daha gevşek bir denetime tabi yatırım bankaları da aynı teze dayanarak büyük riskler alacaklardır.

2008 yılına girerken, emlak fiyatlarının düşüşü çarpan etkisi ile sistemdeki zararı kümüle olarak büyütmüş, oluşan zararın boyutu en sonunda likidite krizini tetiklemiştir. Eylül 2008’de finansal kriz Lehman Brothers’ın kurtarılmayarak iflas etmesi artık küresel bir kriz halini alır. Panik artık tüm menkul kıymet ve borçlanma araçlarını etkilediği gibi ABD ekonomisinde uzun bir resesyonu (2008-2012) ve Avrupa’da bazı devletlerin fiilen iflasını tetikleyecektir. Dünya Ekonomisinde son 30 yılda oluşan tüm zayıf noktalar, oluşan krizin yayılmasını ve farklı evrelere dönüşümünü sağlayan kaldıraçlar haline gelecektir.

Yazıyı burada noktalarken 2008 Küresel Ekonomik Krizinin başlıca aktörleri olan George W. Bush, Alan Greenspan ve Ben Bernanke’nin krize neden olan temel bakış açılarını yansıtan sözlerini orijinal şekilleri ile aşağıda topladım. Her bir söz gerçek anlamda ve kendi başına birer ders niteliğindedir.

  • “While local economies may experience significant price imbalances, a national severe price distortion seems most unlikely in the United States, given its size and diversity.” Alan Greenspan, 19 Ekim 2004

  • “Housing markets are cooling a bit. Our expectation is that the decline in activity or the slowing in activity will be moderate, that house prices will probably continue to rise.” Ben Bernanke 15 Şubat 2006

  • “Despite the ongoing adjustments in the housing sector, overall economic prospects for households remain good. Household finances appear generally solid, and delinquency rates on most types of consumer loans and residential mortgages remain low.” Ben Bernanke 15 Ocak 2007

  • “I was aware that the loosening of mortgage credit terms for subprime borrowers increased financial risk. But I believed then, as now, that the benefits of broadened home ownership are worth the risk.” Alan Greenspan Eylül 2007

  • “I really didn’t get it until very late in 2005 and 2006.” Alan Greenspan 13 Eylül 2007

  • Two months before Fannie Mae and Freddie Mac collapsed and were nationalized) “They will make it through the storm.” Ben Bernanke 18 Ocak 2008

  • “Let’s make sure that there is certainty during uncertain times in our economy.” George W. Bush 2 Haziran 2008

  • “And I, unfortunately, have been to too many disasters as president.” George W. Bush 17 Haziran 2008

  • “I made a mistake in presuming that the self-interests of organizations, specifically banks and others, were such as that they were best capable of protecting their own shareholders and their equity in the firms.” Alan Greenspan 23 Ekim 2008

  • “So I analyzed that and decided I didn’t want to be the president during a depression greater than the Great Depression, or the beginning of a depression greater than the Great Depression.” George W. Bush 18 Aralık 2008

Devam edeceğim.

Burak Köylüoğlu

Mail listesine katılın

Yeni yazılardan haberdar olun.

Teşekkürler! Kayıt oldunuz.

Üzgünüz. Kayıt olamadınız.

İLGİLİ Yazılar

Arkadaşınız ile paylaşın