Modern Dünyanın Altın Yılları ve Krizleri: Pandemi Sonrasının İpuçları

Burak Köylüoğlu

 

Günümüz dünyasının insanları  Covid-19 pandemisini görülmemiş bir trajedi olarak değerlendiriyor. 2020’lere geldiğimiz zaman ulaşmış olduğumuz uygarlık düzeyi ile küresel anlamda tüm riskler ile baş edeceğimizi düşünüyorduk.

2008 Küresel Ekonomik Krizi sonrasında yaşanmış olan teknolojik ve ekonomik gelişmeler bize, küresel bir krizin ancak “Siyah Kuğu” faktörleri ile ortaya çıkabileceğini düşündürüyordu.

Ne de olsa tarih ve ekonomi okumayı pek sevmiyorduk ya da bize doğruları anlatacak ekonomist ve tarihçilerin sayısı fazla değildi.

1900 yılından itibaren yaşanan ve dünyanın nefesini tuttuğu olaylara ve krizlere baktığımız zaman küresel krizlerin aslında hayatın içindeki normaller olduğunu anlıyoruz.

Neden 1900 tarihini seçtim? İnsanoğlu 1900 yılında I. ve II. Sanayi Devrimleri ile ulaştığı teknolojik gelişmeler karşısında o kadar büyülenmişti ki, ulaşmış olduğu bu muazzam noktayı devasa bir fuar ile kutlamıştı.

Dönemin son buluş ve ürünlerini sergileyecek olan meşhur Paris “Exposition Universelle” Fuarı; kapsadığı alan, sergilenen ürün sayısı, ziyaretçi sayısı ve açık kalma süresi anlamında rekor kırmıştı.

1900 yılında yayınlanmış olan belli başlı politik ve ekonomik makaleler, insanoğlunun yeni yüzyılda barış ve refah içinde yaşayacağını öngörüyordu.

Gerçekten 1900 tarihi hem yeni yüzyılın hem de o dönem itibari ile ulaşılan teknolojik, sosyal, ekonomik ve mühendislik başarıların kutlandığı müthiş bir iyimserlik havasının yaşandığı bir yıldı. 1873 “Long Depression” krizini artık kimse hatırlamak istemiyordu. Dizel motorlar, asansörler, ilk sinema teknolojisi, suni gübre, elektrik enerjisinin ev kullanımına açılması o döneme ait büyük gelişmelerdi.

Büyük güçleri temsil eden Britanya İmparatorluğu, Fransa, Rusya, Almanya, ABD, İtalya, Avusturya Macaristan ve İtalya arasında eski çekişmeler unutulmuş idi.

Ancak müthiş iyimserlikle başlayan yüzyıl, kısa zamanda inişli çıkışlı bir yolculuğa dönüşecekti.

  • 1904-1905 Rusya-Japonya Savaşı: Yüzyıllardan beri büyük bir Batılı güç, Batılı olmayan bir devlet tarafından ilk defa kesin bir yenilgiye uğramış oldu. Japonya’nın bu zafer ile Çin üzerinde kazandığı imtiyazları daha da genişletmek istemesi tam 32 yıl sonra II. Dünya Savaşı’nın önemli bir bölümü olan Pasifik Savaşı’nın temel nedenini oluşturacaktı. Aynı zamanda bu savaş, ilk büyük endüstriyel savaş kimliğini taşır. Bu savaşı kaybeden Rusya İmparatorluğu büyük sosyal çalkantı ile 1905 devriminin görülmemiş olayları ile karşı karşıya geldi. 1905 devrimi her ne kadar Çar tarafından belli ödünler verilerek bastırıldıysa, artık Rusya için 1917 Devrimi için geri sayım başlamış idi.
  • 1905 HMS Dreadnought zırhlı savaş gemisinin kızaktan inişi: Büyük güçler arasında donanma ve silahlanma yarışının başlangıcı bu geminin denizi  ile başlamıştı. HMS Dreadnought hızı, silah gücü ve zırhı ile kendinden önceki tüm savaş gemilerini demode etmişti. Donanmanın o dönem için en stratejik silah olduğu düşünülürse, İngilizlerin denize indirdiği bu yeni gemisi muazzam bir silahlanma yarışına dönüşecekti. Bu büyük zırhlı gemi, aynı zamanda petrol endüstrisinin yükselişini ve büyük güçlerin Ortadoğu’ya bakışını da etkileyecekti.
  • 1908 Bosna Hersek ve 1911 II. Fas Krizi. Bu politik krizler sonucunda artık I. Dünya Savaşına giden yolda geri dönüş olanağı kalmamıştır. Almanya Fransa’yı altı hafta içinde devirecek meşhur Schlieffen Planı’na son şekli II. Fas Krizi sırasında verecekti.
  • 1914-1918 I. Dünya Savaşı. Almanya ve müttefikleri nihai bir şekilde yenildi. Sivil kayıplar ile beraber toplam 28 milyon kişi hayatını kaybetti. ABD GSYH’sı tüm Avrupa GSYH’sını 1916 yılında geçti. I. Dünya Savaşı ile Batı Dünyası’nın ekonomik sıklet merkezi İngiltere, Almanya ve Fransa’dan; ABD’ye kaymış oldu.
  • 1917 Ekim Devrimi ve Sovyetler Birliği’nin kuruluşu, 1917-1922 Rus İç Savaşı. Rus İç Savaşı’nda 10-12 milyon kişi öldü. Bazı iktisatçılar 1917-1922 arasında yaşanmış olan nüfus kaybı ve endüstriyel çıktı açığının, yaklaşık 70 yıl sonra dahi Sovyetler Birliği’nin yıkılışında payı olduğunu savunmaktadır. İç savaş sonrası endüstriyel çıktının I. Dünya Savaşı öncesindeki çıktının sadece altıda biri olarak gerçekleştiği hesaplanmıştır.
  • 1919 Paris Konferansları ve Versay Anlaşması. Müttefik ordularının başkomutanı Mareşal Ferdinand Foch ’un kehanetini doğrulayacak kadar içeriği sorunlu bir anlaşma idi. “Bu bir barış anlaşması değil, sadece 20 yıllık bir ateşkes…” Tarih, huysuz ama öngörülü ihtiyar mareşalin kehanetini sadece iki ay sapma ile doğrulayacaktı.
  • 1918-1919 İspanyol Gribi. Modern zamanların en büyük pandemisi. Bu pandemide yaklaşık 40-50 milyon kişinin hayatını kaybettiği düşünülüyor.
  • 1923 yılında savaş tazminatlarını ödeyemeyen Almanya’nın en önemli sanayi merkezi olan Ruhr Vadisi Fransız ve Belçika orduları işgal edildi. İşgale karşı pasif olarak direnen Almanya muazzam bir hiperenflasyon ile karşı karşıya kaldı.
  • 1924 Dawes Planı. Almanya’nın muazzam büyüklükteki savaş tazminatları ABD bankacılık sistemi ile parasallaştı. Tüm Dünya için yüksek prodüktivite ile bol ve ucuz paranın hüküm sürdüğü “Altın 1920’ler” başlıyordu.
  • 1929 Büyük Buhranı: Modern küresel ekonominin görmüş olduğu en büyük ekonomik kriz. Dünya derin bir deflasyonun nasıl bir büyük bir felaket olduğunu ilk defa bu krizde öğrendi.
  • 1937 Japonya’nın Çin’i işgal etmeye başlaması. Japonya’nın bu hamlesi Pasifik Savaşı’nı (1941-1945) kaçınılmaz kıldı.
  • 1938 Çekoslovakya Krizi ve Avrupa’da yeni bir savaşın kaçınılmaz hale gelişi. Alman diktatörü; yeni bir savaş istemeyen İngilizlere ve Fransızlara Südet Bölgesinin Almanya’ya ilhakını onaylatmayı başardı. Ancak Batılı Müttefikler Nazi Almanya’sına karşı bir kez daha diplomatik ödün vermeme konusunda kararlı davranacaktı.
  • 1939-1945 II. Dünya Savaşı. İnsanlığa karşı işlenen suçlar ile beraber toplam askeri ve sivil ölümlerin 80-90 milyon kişiye ulaştığı düşünülüyor.
  • 1944 Bretton Woods Konferansı. Batı Dünyası 1970’lere kadar düşük faiz, stabil ve öngörülebilir kur sistemi ve sistemi gözeten IMF, IFC ve World Bank desteği ile beraber yüksek büyüme ve düşük enflasyon döneminin kapısını açtı.
  • Şubat 1948, Çekoslovakya’da koalisyon hükümetinin komünistler tarafından düşürülmesi ve Soğuk Savaşın başlaması. Batı Dünyası, Sovyetler Birliği’nin Orta ve Doğu Avrupa’da kurduğu Demirperde’ye karşı örgütlenme kararı aldı.
  • 1948-1949 Berlin Ablukası. Sovyetler Birliği’nin lideri Stalin, Batılı Müttefiklerin Berlin’deki işgal bölgelerini terk etmelerini sağlamak ve Batı koalisyonunun birliğini test etmek için Batı Berlin’e abluka uygulama kararı alıyor. ABD ve İngiltere; III. Dünya savaşını riske ederek Sovyetler Birliği’nin restini gördü ve ablukayı havadan kırdı. İroniktir ki Berlin’i II. Dünya Savaşı’nda yerle bir eden İngiliz ve Amerikan bombardıman uçakları, Batı Berlin’e bu kez yiyecek ve ihtiyaç maddeleri taşıyordu.
  • 1950-1953 Kore Savaşı: Soğuk savaşın ilk sıcak savaşı.
  • 1962 Küba Füze Krizi: Dünya’nın termo-nükleer savaşa en yakın olduğu an. ABD bir kez daha III. Dünya Savaşı’nı riske ederek, Sovyet nükleer füzelerini taşıyan Sovyet donanmasına karşı Küba sularında abluka uyguluyor. Berlin Ablukası sürecinde ABD tek nükleer güç iken; 1962 yılında Sovyetler Birliği ve ABD atom bombalarının gücünü fersah fersah geride bırakan binlerce termo-nükleer silaha sahip idi. Sovyet donanması ABD ablukasını kırmaya teşebbüs etmeyerek geri dönünce, Dünya rahat bir nefes aldı. ABD karşısında geri adım atan Sovyet lideri Kruşef, Politbüro’da organize edilen kansız bir darbe ile devrilecekti.
  • 1962-1971 Vietnam Savaşı. Bu savaşın askeri harcamaları, Başkan Johnson’ın geniş kapsamlı sosyal reformları ile beraber birleşerek ABD Hazinesi’nin üzerinde inanılmaz bir yük yaratmıştı. Bu yük 1971’de Bretton Woods Sistemi’nin çökmesinin ilk nedeni idi. İkinci önemli faktör ise savaşın iki mağlubu olan (Batı) Almanya ve Japonya’nın savaş sonrası yarattıkları ekonomik mucizeler ile ABD aleyhine verdikleri yüksek cari hesap fazlası idi. İki büyük açık ile beraber ABD dolarının altına bağlı sabit paritesi sürdürülemezdi.
  • 1971 Nixon Shock: Bretton Woods ekonomik sisteminin çöküşü ve ABD dolarının serbest dalgalanmaya (free floating) bırakılması.
  • 1973 Arap petrol ambargosu: Dünya ekonomik sisteminde yüksek enflasyon, yüksek işsizlik ve düşük büyüme dönemi. Kayıp 1970’ler…
  • 1979-1980 Milton Friedman’ın öğretileri ile Neo-liberalizm Batı ekonomilerine yeni bir dinamizm sağladı. Sistem iki defa alarm verdi. İlki 19 Ekim 1987 tarihli “Kara Pazartesi”, ikincisi ise 2000 “Dot.com” krizi olarak bilinen teknoloji hisseleri çöküşü. Tünelin sonundaki ışık, tama 28 yıl sonra 2008 Küresel Ekonomik Krizi olacaktı.
  • 1990-1991 Japonya Varlık Krizi: Japonya için kaybolan on yıllar. Japon Varlık Krizi 2008 Küresel Ekonomik Krizi için önemli ipuçları taşıyordu.
  • 1990-1991 Sovyetler Birliği’nin çöküşü. Soğuk Savaşın bitimi. Almanya’nın birleşmesi. II. Dünya Savaşı’nı “de jure“olarak bitiren Moskova Anlaşması’nın (Final Settlement with respect to Germany) kaleme alınması. Dönemin düşünürleri yazılarında kapitalizmin zaferini ve tarihin sonunu ilan etmişti. Dünya için altın 1990’lar başlıyordu.
  • 1996 Asya Ekonomik Krizi: Sabit kur rejimi, “hard currency” ile açılmış kısa pozisyonlar ve yüksek reel sektör borcunun oluşturduğu molotof kokteyli en sonunda yangını çıkarmıştı.
  • 2000 Dot.com balonunun patlaması. Pay piyasalarındaki yüksek spekülasyonun ulaştığı sonuç hep aynı idi.
  • 11 Eylül 2001 terör saldırıları ve ABD’nin “teröre karşı savaşı”. ABD’nin düşük faiz ve gevşek para ve maliye politikasının başlangıcı. Parasal genişlemenin enflasyona yol açmaması için küreselleşme yolu ile Çin’in ucuz işgücünün değerlendirilmesi. Çin’in hızlı yükselişinin başlangıcı.
  • 2008 Küresel Ekonomik Krizi: Unutulan derslerin acı bir şekilde hatırlanması. Küresel krizin yarattığı muazzam zarar büyük merkez bankaları tarafından parasallaştırılarak örtüldü.
  • 2020 Covid-19 pandemisi üç önemli kısır döngü yarattı: Arz şoku-talep şoku kısır döngüsü, finansal zarar-likidite tuzağı kısır döngüsü, arz şoku-kapasite kullanımlarında düşüş-reel sektörün borç servisinde zorlanması-reel sektördeki finansal sorunun finansal piyasalara yansıması.

Bu yazıyı neden kaleme aldım? Hiç kuşkum yok ki Covid-19 pandemisini de insanoğlu yenecek. Her şeyin unutulacağı yeni bir parlak dönem yaşayacağız. Yapay zekayı, Endüstri 4.0’ı, yeni üretim tekniklerini, karbon salımını azaltan teknolojileri tartışacağız. Covid-19 pandemisinin yaratmış olduğu sistematik zararı örtmek için yaratılan muazzam ölçüdeki para tabanı varlık fiyatlarını yükseltecek. Borçlanma olanakları bireylerden ülkelere kadar sonuna kadar kullanılacak. Evde kapalı olduğumuz ayların acısını daha çok tüketerek ve daha çok gezerek çıkaracağız. Hepimiz kendimizi yeniden mutlu ve zengin hissedeceğiz. Belki de bu döneme “Altın 2020’ler” diyeceğiz.

Ardından başka bir kriz ile karşılaştığımızda bunun nedenlerini “Siyah Kuğu” değişkenlerine bağlayacağız.

Sorun nerede biliyor musunuz? 2008 Küresel Ekonomik Krizi ile 1980’lerde temeli atılmış olan ekonomik model tamamen çöktü. Ama yerine yeni bir model mesela adına Bretton Woods version 2.0 diyebileceğimiz bir sistem oluşturulamadı.

Bugünkü demokratik sistem toplumların kısa vadeli hedeflerini ve isteklerini iyi yöneten liderleri başa getiriyor. Dönem Trump, Putin, Macron, Boris Johnson, Justin Trudeau gibi yöneticilerin dönemi. Diğer bir deyişle yeni bir sistem getirebilecek ve bu sistemi müzakere edebilecek liderler sahnede yoklar. Belki de sahneye hiçbir zaman çıkamayacaklar…

Her şeye rağmen, bu yazının başlangıç olarak aldığı 1900 yılına göre insanoğlu ekonomik, sosyal, bilimsel ve toplumsal olarak oldukça ileri durumda. Bu kadar kriz ve çalkantıya rağmen…

Burak Köylüoğlu

Bu yazıyı kullanmak veya paylaşmak isterseniz, içeriğini korumanız ve kaynak belirtmeniz yeterlidir.

Mail listesine katılın

Yeni yazılardan haberdar olun.

Teşekkürler! Kayıt oldunuz.

Üzgünüz. Kayıt olamadınız.

İLGİLİ Yazılar